Posted: January 18th, 2010 | Author: Ahmet Kakıcı | Filed under: Genel, Yazılım | Tags: ankara, Yazılım | 1 Comment »
Daha önce blogda da yazdığım gibi yazılımcılar olarak Ankara’da buluşup sohbet muhabbet ettiğimiz bir etkinliğimiz vardı. Bu etkinlikler işleyiş ve içerik açısından pek tatmin edici olmadığı için 2-3 buluşmadan sonrasını getirmedik.
Geçen ay yine bu ekipten arkadaşlarla konuşurken bu buluşmalarımız sohbet içeriğinden ayırıp bir çeşit atölye yapma kararı aldık. 16 Ocak Cumartesi günü ise ilk atölyemizi gerçekleştirdik. Read the rest of this entry »
Posted: October 27th, 2009 | Author: Ahmet Kakıcı | Filed under: Kişisel | Tags: sosyal | 8 Comments »
Uzun zamandır buraya bir şeyler yazmıyordum. Bundan önceki yazılarımda paylaştığım şeyler genelde oturup zaman harcayarak ürettiğim şeyler hakkındaydı. Ancak bir noktadan sonra paylaşım / üretim oranında büyük bir düşüş yaşandı. Bunun sebebi ise artık ’sosyal’ bir insan olmam.
Daha önce bu sosyalleşme mevzusu hakkında da bir yazı yazmıştım: ‘Anne ben sosyal oldum‘. O yazıda da belirttiğim gibi sosyalliğin ve paylaşımın sınırı yoktu. Yediğim yemeği twitter’a yazmak, içtiğim içkiyi friendfeed’e koymak veya fotoğraflarımı facebook’ta paylaşmak. Bunların hiçbir yararını görmedim. Ama ne farkeder ki ? Artık sosyal olmuştum!
Read the rest of this entry »
Posted: August 3rd, 2009 | Author: Ahmet Kakıcı | Filed under: Genel | 2 Comments »
Evet başlıktan da anladığınız gibi biz naçizane yazılımcılar 1 Ağustos Cumartesi günü Koliba Kafe’de 14 kişinin katılımıyla bir buluşma gerçekleştirdik. Bu buluşmanın hayalini ilk kez ekim ayında ilk kez katıldığım Likemind toplantısında kurmuştum. Likemind organizasyonu gerçekten yeni insanlar tanımak ve muhabbet etmek için bizlere çok güzel bir ortam sunmuştu. Ancak bu buluşmalara katılan insanların ilgi alanları her zaman uyuşmayabiliyordu. Benim gibi hayatı bilgisayar olan veya yazılım işiyle uğraşan kişilerle bir arada olabilmek çok daha iyi olur diye düşünmüştüm.
Read the rest of this entry »
Posted: June 11th, 2009 | Author: Ahmet Kakıcı | Filed under: Kişisel | 10 Comments »
Her şey geçen sene Garanti Bankası’nda bir maaş hesabı açtırmamla başladı. Zaten hepiniz az çok biliyorsunuzdur Garanti Bankası’nın hizmetlerini, aldığı ödüllerini vs. Benim en çok kullandığım hizmetleri ise ’sanal kart’ uygulamasıydı. İnternetten alışveriş yapmaktan yıllardır çekinen ben son bir yıldır internet üzerinden gönül rahatlığıyla alışveriş yapıyordum. Gerçekten oldukça güvenli bir sistemleri var, daha detaylı bilgi istiyorsanız araştırın ancak yazıyı da sonuna kadar okumanızı tavsiye ederim.
Garanti Bankası ile toz pembe ilerleyen 5-6 ay sonrasında geçtiğimiz Ocak ayında hesabımdan ‘hesap işletim ücreti’ adı altında 29 lira çektiklerini gördüm. O sıralar basında çıkan ve bu ücretin yasallığının tartışıldığı onlarca haberden sonra ben de merak ettim ve Garanti Bankası’nın sitesini biraz kurcaladım. Bu adreste belirttikleri gibi hesap işletim ücretinin tanımı aşağıdaki gibidir:
Read the rest of this entry »
Posted: May 24th, 2009 | Author: Ahmet Kakıcı | Filed under: Genel | Tags: öss | 8 Comments »
Bu soru aslında bilgisayar mühendislerine özel bir soru değil. Aşağı yukarı üniversitede okuyan her öğrenciye soruluyordur;
Sizin bölümden mezun olunca ne iş yapılıyor?
Bu soruyu bilgisayar mühendisliği okuyan kişilerin daha çok duyma sebebi ise bölümün diğer lisans bölümlerine göre daha yeni olması ve bir-iki üst kuşaktaki insanların bilgisayara halen daha uzaktan selam vererek geçmesidir.
Soruyu soranları iki gruba ayırabiliriz. Birinci grup üst kuşaktaki insanlardan oluşuyor. Bu kişilerin amacı bölüm veya dersler hakkında bilgi almak değil, sadece ileride iş bulunabilecek imkanlar var mı diye yoklamak için soruyorlar. Bazen de özel sektörde mi yoksa devlet dairelerinde mi çalışılabilineceğini de kontrol edebilirler. Ama bölümün veya mesleğin ne yaptığı onları pek ilgilendirmiyor. Zaten; “mikroişlemci tasarlıyoruz” gibisinden bir cevap onları tatmin etmeyecektir.
Read the rest of this entry »
Posted: March 13th, 2009 | Author: Ahmet Kakıcı | Filed under: Genel | Tags: google | 2 Comments »
Sabah gazetede okuduğum bir habere göre Google’ın kurucularından Sergey Brin yaptırdığı testlerde DNA’sında parkinson hastalığına yakalanabileceğine dair belirtiler varmış. Sergey Brin annesinde de bulunan bu hastalıktan epey korkmuş olacak ki bu hastalığın tedavisinde kullanılmak üzere 3.9 milyon dolarlık bir parayı gözden çıkarmış.
Normal şartlar altında 400$ değerinde olan bir test bu 3.9 milyon dolarlık yatırımla beraber 25$ gibi cüzi bir ücrete yapılacakmış ve olabildiğince çok kişiyi test ederek hastalığa çözüm bulunması ümit ediliyor.
Google’ın yaptığı en hayırlı işlerden biri bu gibi görünse de bu testleri yapacak firmanın kurucuları arasında (yine gezeteden okuduğum kadarıyla) Sergey Brin’in eşinin de yer aldığı söyleniyor. Sağ cebinden alıp sol cebine para koyarak bu hastalığa çözüm bulmalarını diliyoruz. Büyüksün google(!)
Posted: February 14th, 2009 | Author: Ahmet Kakıcı | Filed under: Genel | Tags: 1962, mim, nostalji | No Comments »
Uzun zaman önce Erkan tarafından gönderilen bir mim‘e ancak cevap yazma imkanı bulabildim. Mim konusu ise doğum yılımızdan şimdiki yaşımızı çıkartıp elde ettiğimiz tarihte olacağımız durum hakkındaki sorulara cevap vermekmiş :) 1985-23=1962 yılında 23 yaşında olduğumu düşünerekten bu mim’e geç de olsa cevap veriyorum:
Read the rest of this entry »
Posted: February 8th, 2009 | Author: Ahmet Kakıcı | Filed under: Genel | No Comments »
Şöyle bir baktım da 2 Ocak’tan bu yana bir yazı bile yazmamışım buraya. Bir ayı boş boş geçirmişiz veya öyle görünüyor :)
Neler Yaptım?
Bu süre içerisinde okuldaki dersler ile boğuşmaktaydım. Beşinci sınıfa gelince dersler çok daha fazla can sıkmaya başlıyor. Özellikle “bitirme projesi” tam adını hakeden bir ders olaraktan transkriptime eklendi.
Bitirme projesine ne yaptın diyen arkadaşlara buradan toptan bir özet geçeyim; satranç notasyonlarını ve satranç taşlarının taranması ve bunların sanal ortama taşınmasını hedefleyen bir projeydi. Eğer biraz daha zaman olsaydı bu notasyonları sanal ortama taşıyıp yazılı olan oyunun animasyonunu da yapacaktım ama malesef zaman sıkıntısından dolayı yarıda bıraktım.
Read the rest of this entry »
Posted: December 19th, 2008 | Author: Ahmet Kakıcı | Filed under: Genel | Tags: biyometri, görüntü işleme, image processing | 17 Comments »
Biyometri konusunun gitgide yaygınlaştığı günlerde bu konuda araştırma yapacaklara özel, hazır araştırılmışı var diyorum ve yazıma geçiyorum.
Biyometri Nedir?
Biyometri insanları birbirinden ayırt edebilecek fiziksel özelliklerini ve sergiledikleri davranışları inceleyen bilim dalıdır. İnsanları birbirinden ayırt edebilme şansını bize sunduğundan dolayı biyometri bir kimlik doğrulama sistemi olarakta kullanılmaktadır. Biyometrik tanıma sistemleri bir bireyin gerçekten ‘kim’ olduğunu kanıtlamasına olanak sağlar.
Read the rest of this entry »
Posted: December 11th, 2008 | Author: Ahmet Kakıcı | Filed under: Genel | Tags: Web | 11 Comments »
Efendim facebook bildiğiniz gibi dünyaca ünlü bir sosyal ağ. Eli klavye tutan her kullanıcının neredeyse bir facebook hesabı var. Zaten bu yüzden “ilkokul arkadaşlarımı buldum” gibi sloganlarla fısıltı gazetesiyle reklamı yapılarak ülkemizde patlama yaptı.
Ancak bu patlama sayesinde bilinçli bilinçsiz binlerce insan facebook’a akın etti. Bir takım zeki insanlar (!) ise bu bilinçsiz insanlar ile adeta alay ediyor. Saçma sapan gruplar ve uygulamalar beni facebook’tan soğutuyor artık. Şu anda facebook kullanma amacım etkinlikleri takip etmekten ibaret ama o kadar çok grup ve uygulama daveti geliyor ki sinir olmamak elde değil.
Read the rest of this entry »