Tarih: June 2nd, 2010 | Yazan: Ahmet Kakıcı | Kategori: Genel | Etiketler: dhcp, dns, netsh | 5 Yorum »
Son günlerde yine bir site engelleme furyası başladı. Dns değiştirerek bu sorunlardan kısmen de olsa kurtulabiliyoruz. Ancak iş yerinde dns değiştirdiğimde interente giremediğimden dolayı mecburen elle girdiğim dns sunucusunu silerek internete erişiyorum.
Akşam dns yaz sabah sil diye uğraşmaktansa bu işi komut satırından yapabiliyor muyuz diye biraz araştırdım ve netsh komutunu (windows için geçerli) buldum.
netsh komutuyla dns değiştirmek istiyorsa öncelikle hani ağ bağdaştırıcısıyla çalışacağımızı belirlemeliyiz. Bunun için aşağıdaki parametrelerle beraber varolan bağdaştırıcı isimlerini alacağız.
netsh interface ip show config
Gelen sonuçlarda “Kablosuz ağ bağlantısı 1″, “Yerel ağ bağlantısı 2″ gibi isimler göreceksiniz. Hangi bağlantıyı değiştireceğinizi seçtikten sonra aşağıdaki komutta “bağlantı adı” yazan yere ilgili bağlantının adını yazdıktan sonra dns adresini değiştirebilirsiniz.
netsh interface ip set dns name="bağlantı adı" static xxx.xxx.xxx.xxx
Eğer ikincil dns sunucusu eklemek istiyorsanız aşağıdaki komutu kullanbilirsiniz.
netsh interface ip add dns name="bağlantı adı" static xxx.xxx.xxx.xxx
Daha sonra bu adresleri silmek için aşağıdaki komutu kullanabilirsiniz.
netsh interface ip set dns name="bağlantı adı" source=dhcp
Tarih: January 18th, 2010 | Yazan: Ahmet Kakıcı | Kategori: Genel, Yazılım | Etiketler: ankara, Yazılım | 2 Yorum »
Daha önce blogda da yazdığım gibi yazılımcılar olarak Ankara’da buluşup sohbet muhabbet ettiğimiz bir etkinliğimiz vardı. Bu etkinlikler işleyiş ve içerik açısından pek tatmin edici olmadığı için 2-3 buluşmadan sonrasını getirmedik.
Geçen ay yine bu ekipten arkadaşlarla konuşurken bu buluşmalarımız sohbet içeriğinden ayırıp bir çeşit atölye yapma kararı aldık. 16 Ocak Cumartesi günü ise ilk atölyemizi gerçekleştirdik. Yazının devamı »
Tarih: August 3rd, 2009 | Yazan: Ahmet Kakıcı | Kategori: Genel | 2 Yorum »
Evet başlıktan da anladığınız gibi biz naçizane yazılımcılar 1 Ağustos Cumartesi günü Koliba Kafe’de 14 kişinin katılımıyla bir buluşma gerçekleştirdik. Bu buluşmanın hayalini ilk kez ekim ayında ilk kez katıldığım Likemind toplantısında kurmuştum. Likemind organizasyonu gerçekten yeni insanlar tanımak ve muhabbet etmek için bizlere çok güzel bir ortam sunmuştu. Ancak bu buluşmalara katılan insanların ilgi alanları her zaman uyuşmayabiliyordu. Benim gibi hayatı bilgisayar olan veya yazılım işiyle uğraşan kişilerle bir arada olabilmek çok daha iyi olur diye düşünmüştüm.
Yazının devamı »
Tarih: June 11th, 2009 | Yazan: Ahmet Kakıcı | Kategori: Kişisel | 14 Yorum »
Her şey geçen sene Garanti Bankası’nda bir maaş hesabı açtırmamla başladı. Zaten hepiniz az çok biliyorsunuzdur Garanti Bankası’nın hizmetlerini, aldığı ödüllerini vs. Benim en çok kullandığım hizmetleri ise ‘sanal kart’ uygulamasıydı. İnternetten alışveriş yapmaktan yıllardır çekinen ben son bir yıldır internet üzerinden gönül rahatlığıyla alışveriş yapıyordum. Gerçekten oldukça güvenli bir sistemleri var, daha detaylı bilgi istiyorsanız araştırın ancak yazıyı da sonuna kadar okumanızı tavsiye ederim.
Garanti Bankası ile toz pembe ilerleyen 5-6 ay sonrasında geçtiğimiz Ocak ayında hesabımdan ‘hesap işletim ücreti’ adı altında 29 lira çektiklerini gördüm. O sıralar basında çıkan ve bu ücretin yasallığının tartışıldığı onlarca haberden sonra ben de merak ettim ve Garanti Bankası’nın sitesini biraz kurcaladım. Bu adreste belirttikleri gibi hesap işletim ücretinin tanımı aşağıdaki gibidir:
Yazının devamı »
Tarih: May 24th, 2009 | Yazan: Ahmet Kakıcı | Kategori: Genel | Etiketler: öss | 11 Yorum »
Bu soru aslında bilgisayar mühendislerine özel bir soru değil. Aşağı yukarı üniversitede okuyan her öğrenciye soruluyordur;
Sizin bölümden mezun olunca ne iş yapılıyor?
Bu soruyu bilgisayar mühendisliği okuyan kişilerin daha çok duyma sebebi ise bölümün diğer lisans bölümlerine göre daha yeni olması ve bir-iki üst kuşaktaki insanların bilgisayara halen daha uzaktan selam vererek geçmesidir.
Soruyu soranları iki gruba ayırabiliriz. Birinci grup üst kuşaktaki insanlardan oluşuyor. Bu kişilerin amacı bölüm veya dersler hakkında bilgi almak değil, sadece ileride iş bulunabilecek imkanlar var mı diye yoklamak için soruyorlar. Bazen de özel sektörde mi yoksa devlet dairelerinde mi çalışılabilineceğini de kontrol edebilirler. Ama bölümün veya mesleğin ne yaptığı onları pek ilgilendirmiyor. Zaten; “mikroişlemci tasarlıyoruz” gibisinden bir cevap onları tatmin etmeyecektir.
Yazının devamı »
Tarih: March 13th, 2009 | Yazan: Ahmet Kakıcı | Kategori: Genel | Etiketler: google | 2 Yorum »
Sabah gazetede okuduğum bir habere göre Google’ın kurucularından Sergey Brin yaptırdığı testlerde DNA’sında parkinson hastalığına yakalanabileceğine dair belirtiler varmış. Sergey Brin annesinde de bulunan bu hastalıktan epey korkmuş olacak ki bu hastalığın tedavisinde kullanılmak üzere 3.9 milyon dolarlık bir parayı gözden çıkarmış.
Normal şartlar altında 400$ değerinde olan bir test bu 3.9 milyon dolarlık yatırımla beraber 25$ gibi cüzi bir ücrete yapılacakmış ve olabildiğince çok kişiyi test ederek hastalığa çözüm bulunması ümit ediliyor.
Google’ın yaptığı en hayırlı işlerden biri bu gibi görünse de bu testleri yapacak firmanın kurucuları arasında (yine gezeteden okuduğum kadarıyla) Sergey Brin’in eşinin de yer aldığı söyleniyor. Sağ cebinden alıp sol cebine para koyarak bu hastalığa çözüm bulmalarını diliyoruz. Büyüksün google(!)
Tarih: December 19th, 2008 | Yazan: Ahmet Kakıcı | Kategori: Genel | Etiketler: biyometri, görüntü işleme, image processing | 26 Yorum »
Biyometri konusunun gitgide yaygınlaştığı günlerde bu konuda araştırma yapacaklara özel, hazır araştırılmışı var diyorum ve yazıma geçiyorum.
Biyometri Nedir?
Biyometri insanları birbirinden ayırt edebilecek fiziksel özelliklerini ve sergiledikleri davranışları inceleyen bilim dalıdır. İnsanları birbirinden ayırt edebilme şansını bize sunduğundan dolayı biyometri bir kimlik doğrulama sistemi olarakta kullanılmaktadır. Biyometrik tanıma sistemleri bir bireyin gerçekten ‘kim’ olduğunu kanıtlamasına olanak sağlar.
Yazının devamı »
Tarih: December 11th, 2008 | Yazan: Ahmet Kakıcı | Kategori: Genel | Etiketler: Web | 11 Yorum »
Efendim facebook bildiğiniz gibi dünyaca ünlü bir sosyal ağ. Eli klavye tutan her kullanıcının neredeyse bir facebook hesabı var. Zaten bu yüzden “ilkokul arkadaşlarımı buldum” gibi sloganlarla fısıltı gazetesiyle reklamı yapılarak ülkemizde patlama yaptı.
Ancak bu patlama sayesinde bilinçli bilinçsiz binlerce insan facebook’a akın etti. Bir takım zeki insanlar (!) ise bu bilinçsiz insanlar ile adeta alay ediyor. Saçma sapan gruplar ve uygulamalar beni facebook’tan soğutuyor artık. Şu anda facebook kullanma amacım etkinlikleri takip etmekten ibaret ama o kadar çok grup ve uygulama daveti geliyor ki sinir olmamak elde değil.
Yazının devamı »
Tarih: October 5th, 2008 | Yazan: Ahmet Kakıcı | Kategori: Genel, Web | Etiketler: paylaşım, sosyal | 10 Yorum »
Bundan üç beş yıl önce internette sitelere üye olurken kimliğimiz belli olmasın diye adımız yerine takma adlar kullanırdık. Hatta “internette kimliğinizi belli etmeden dolaşmanın yolu” başlığı altında vekil (proxy) sunucu adresleri paylaşılır ve kullanımı anlatılırdı. Belki hiç bir zaman yüzyüze tanışamayacağımız kişiler ile takma adlar altında dostluklar kurup internette takma ad altında dolaşıyorduk. Peki daha sonra ne oldu da hepimiz adımızı hiç düşünmeden paylaşmaya başladık? Adımız bir kenara soyadımızı da artık bir çok yerde kullanıyorduk.
Yazının devamı »
Tarih: September 8th, 2008 | Yazan: Ahmet Kakıcı | Kategori: Genel | Etiketler: dizi | 5 Yorum »
Dört senelik üniversite hayatım boyunca televizyondan tamamen kopmuş biri olarak dizi ve film izleme işlerini de tamamen bilgisayar üzerinden yürütmeye başladım. Bir çok dizi denememe rağmen ( Scrubs, How i met your mother, Heroes, Dexter, House MD,…) beni monitör başına en çok bağlayan dizi Prison Break olmuştur. Elime toplu olarak geçtiği için başından kalkmadan saatlerce izleyip hızla tükettim. Hatta yurtta bazı arkadaşlar günde 6-7 bölüm bile izliyorlardı.
Yazının devamı »